Kategori arşivi: Her Türlü

Avea Mesaj Paketleri

Avealılarla 10.000  her yöne 1000 Sms  9 TL
Paketi almak için  “KAYIT” yazıp 3900‘a gönderin..
——————————————————————————-
Her yöne 500 sms 7,8 TL
Paketi almak için “5YUZ” yazıp 3900‘a gönderin..
——————————————————————————-
Avealılarla  5000 sms   7,8 TL
Paketi almak için “5BIN” yazıp  3900‘a gönderin..

Incoming search terms:

  • avea mesaj paketleri
  • avea mesaj paketi
  • avea mesaj
  • avea msj paketleri
  • aveada sms paketlerı
  • avea sms paketleri
  • avea paketleri sms

Vodafone Mesaj Paketleri

Hattımı vodafone’a taşıdım dedim bari siteyede mesajlaşma paketlerini ekleyeyim belki vodafone sitesinde arayıp bulamayan olur yardımcı olmuş oluruz.. :)

Mesaj Paketleri

Her Yöne Mini Her Yöne 50 SMS 4 TL
Her Yöne Midi Her Yöne 500 SMS 7.5 TL
Vodafone’lularla Maksi Vodafone’lularla 5000 SMS 7.5 TL
Her Yöne Maksi Vodafone’lularla 10000 SMS ve diğer yönlere 2000 SMS 9 TL

Her yöne mini yani 50 smslik paketi almak için:  MINI yazıp 7999‘a gönderin..
Her yöne midi yani 500 smslik paketi almak için: MIDI yazıp 7999‘a gönderin..
Sadece Vodafone’lularla 5000 sms paketini almak için:  VFMAKSI yazıp  7999‘a gönderin..
Her yöne 2000 Vodafone’lularla 10.000 sms paketini almak için HYMAKSI yazıp 7999‘a gönderin..

Incoming search terms:

  • hymaksi
  • vfmaksi
  • vodafone mesaj paketleri
  • vf maksi
  • vodafone sms paketi
  • vodafone vfmaksi
  • vfmaksi sms paketi
  • vodafone
  • hymaksi sms paketi
  • vodafone hymaksi sms paketi

Bizim çocukluğumuz

Bizim çocukluğumuzda anneler çalışmazdı. Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki..
En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alışveriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya zıplaya yürüyerek gelirdik…
Servis falan yoktu. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.
Mahallemizdeki teyzeler annemiz gibiydi, susayınca girer evlerine su içerdik.  Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik.   Kısaca evine gidip gelen  sadece çişi gelenlerdi. Giden mutlaka yiyecekle dönerdi..
Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi.  Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı.  Sonra kavgalarımızda öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir ?  Bilmezdik..
Bi de asla kanla bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık…
Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.. Sokaklarımız ruhlaştı sanki… Komşumu tanımıyorum ama evinin camında, temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.. Onun dışında orada kim oturur bilmem..
Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri..
Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.  Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.. Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar…
Ruh yok, buz gibi buz, biz bu değiliz.. Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız, onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu..
Benim değildir bu kültür.. Ne ruhuma, ne de kültürüme hitap eder.. Nedir bunlar ??
Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.. Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk.. iyi de neden böyle olduk ?  Biz mi istemiştik ?  Yoksa birileri mi böyle istedi ?
” Her toplum hakettiği gibi yönetilir ” derler ya,  hakettiği gibi de yaşar diyelim mi ??

Incoming search terms:

  • BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZ

Murphy Yasaları

Arkadaşlar aslında özgün olmayan içerik yazmamak istiyordum siteme ancak bu olasılıkların hepsini okudum sayılır çok hoşuma gitti yayınlamak istedim.. (Alıntıdır)

1917 doğumlu Edward Murphy ABD Hava Kuvvetlerinde 1949’da roketler üzerinde deney yapan mühendislerden biriydi. İnsan üzerinde ivmelenmenin etkilerini inceliyordu. Deneyde insan tepkileri ölçülüp değerlendirilecekti. Sensörler bir yapıştırıcı ile vücuda monte ediliyordu. Bu sensörlerin iki takılış şekli vardı. Bunlardan biri doğru, diğeri yanlış takılış şekliydi. Görevlilerden birinin, takılması gereken 16 sensörün hepsini de yanlış takmayı becermesi üzerine Murphy çok kızdı ve geçmişte kullandığı kendi karamsarlık sözlerine bir tanesini daha ekledi. Daha sonra yasa olarak nitelendirilecek bu sözlerini bir basın toplantısında açıkladı. Birkaç ay içinde Murphy’nin “yasaları” üretim alanında çalışanlar arasında yayıldı ve 1958’de de Webster sözlüğünde yer aldı. Sonraki yıllarda, kendisine ait olmasa da birçok söz ona mal edildi.

*Ters gitme olasılığı taşıyan bir şey ters gidecektir.
*Başarı daima yalnızken gelir, başarısızlıksa herkesin içinde.
*Bir kişinin fikirlerini çalmaya “intihal”, birçok kişinin fikirlerini çalmaya “araştırma” denir.
*Sen bir yanlış yapana kadar kimse seni dinlemiyordur.
*Düşünmekten bıkılınca varılan yere “sonuç” denir.
*Sınava girmeden önce notlarına bakarsan, en önemli yerlerin en okunaksız yerler olduğunu görürsün.
*Bir öğretmen öğrencilerin öğretilen dersten başka yapacak işleri olmadığını varsayar.
*Bir cihazı monte ettikten sonra mutlaka birkaç cıvata artar.Modifikasyon: Bir cihazı monte edip işinizi bitirdiğinizi düşündüğünüz ve rahatladığınız anda mutlaka birkaç parçanın arttığını fark edersiniz.
*Bir şeyle fazla oynarsanız, onu bozarsınız.
*Bir şeyi yerleştirirken sıkışırsa zorlayın. Kırılırsa zaten değiştirmeniz gerekiyordur.
*Ne zaman bir şey yapmaya kalkışırsanız, mutlaka öncelikle yapmanız gereken başka bir şey vardır.
*Birkaç işinizin birden ters gitme olasılığı varsa, kesinlikle size en çok zarar verecek iş ters gidecektir.
*Hata yapma olasılığınız her zaman aynıdır.
*Bir şeyi tamir etmek düşündüğünüzden daha uzun sürer ve daha pahalıya mal olur.
*Bir işin ne kadar zamanda biteceği size sorulduğunda, tahmin ettiğiniz süreyi iki ile çarpıp bir üst zaman dilimiyle cevap verin (saat ise gün, gün ise hafta, hafta ise ay)
*Her şey iyi gidiyorsa mutlaka bir terslik vardır.
*Düşen bir nesneyi tutmaya kalkmayın. Bırakın düşsün. Daha az zarar görecektir.
*İşler beklenenden daha uzun zaman alır. Puhu Modifikasyonu: Tamamlanma tarihi ile ilgili beklentilerin planlamada kazandığı ciddiyet arttıkça gecikme de büyür.
*Eğer bir şey birden fazla ters gitme olasılığı taşıyorsa size en fazla zararı olacak kombinasyon gelişir. Puhu Modifikasyonu: Eğer bir şey birden fazla ters gitme olasılığı taşıyorsa; size en fazla zararı dokunacak kombinasyonun bilincindeyseniz ve buna karşı tedbirlerinizi aldıysanız, bu tedbirler sizin için daha zararlı bir kombinasyonu gerçekleştirir.
*Eğer bir işte bir terslik olması için x sayıda farklı yol varsa ve siz işe başlamadan önce x sayıda tedbir aldıysanız “x + 1″inci terslik, siz işi bitirmek üzere iken ortaya çıkar.
*Olaylar kendi haline bırakıldığında kötüden daha kötüye doğru gider. Puhu Modifikasyonu: Kötüden daha kötüye gidecek olaylara yapılan müdahale en kötüye ulaşma hızını arttırır.
*İşinizin tüm aşamalarını planlayıp birinci aşama ile işe başladığınızda, birinci aşamadan önce tamamlanmış olması gereken bir aşama ortaya çıkar. Puhu Modifikasyonu: Bu aşama hala plana entegre edilebilir gibi görünür. Bu entegrasyon yalnız tüm planı mahvetmekle kalmaz, ana hedeflerin iptalini de beraberinde getirir.
*Problemlere getirilen çözümler yeni problemler yaratır. Puhu Modifikasyonu: Problemlere getirilen çözümler önceki problemlerden daha kötü problemler üretir.
*Hiçbir şey kimsenin bir daha bozamayacağı bir düzeye dek mükemmelleştirilemez. Çünkü böyle bir düzey yoktur ve aptallar en basit şeyleri bozma konusunda son derece yaratıcıdırlar. Puhu modifikasyonu: Bir şeyi hiç kimsenin bozamayacağı bir düzeye dek mükemmelleştirmek için ne denli düşünürseniz, aptalların da o işi bozmak için yaratıcılıkları o denli artar.
*Doğa hata ve eksikten yanadır. Puhu Modifikasyonu: Doğanın hata ve eksik yaratmak için sonsuz kaynağı vardır.
*Doğa olumsuz sonuçları korur ve müdahalesini olumsuz sonuç lehine yapar. Puhu Modifikasyonu: Doğa olumlu sonuçları engellemek için vardır.
*Her şey simültane sırasız-düzensiz olarak ters gider. Puhu Modifikasyonu: Her şey size hangisinin daha fazla zararı dokunacağına bağlı olarak simültane veya peş peşe ters gider.
*Chrisholm: “Bundan daha kötüsü olamaz.” dediğiniz andan başlayarak işler daha kötüye gider.
*Durum iyiye gitmeye başladığında mutlaka unuttuğunuz veya gözden kaçırdığınız bir nokta vardır.
*Hiçbir şey kalıcılık kadar geçici değildir.
*İşinizi ne kadar iyi yaparsanız yapın, mutlaka sonuçlara modifikasyon getirecek bir amiriniz bulunacaktır.
*Birlikte görülmek istemediğiniz biriyle beraberseniz, tanıdığınız biriyle karşılaşma olasılığı tavan yapar.
*Eğer trafikte şerit değiştirirseniz, eski şeridiniz şimdi bulunduğunuzdan daha hızlı akar.
*Elleriniz yağa bulaştığında burnunuz kaşınmaya başlar ve acil tuvalet gereksinimi doğar.
*Yere düşen her şey en zor ulaşılabilecek noktaya değin yuvarlanır.
*Patronunuza işe geç kalma nedeninizin patlak lastik olduğunu söylerseniz ertesi sabah lastiğinizi patlak bulursunuz.
*Kaşınma katsayısı vücudunuzun ulaşılması zor olan yerlerinde yüksektir.
*Bir kahve içmek için oturduğunuzda patronunuz sizden bir görev ister ve bu görevin süresi kahve soğuyana kadardır.
*Koridordan en uzak sandalyenin sahipleri en geç gelir.
*Ayakkabı ayağınıza tam geldiyse, o ayakkabı çirkindir.
*Birisi tarafından seyredilme olasılığı, yaptığınız işin aptallık katsayısıyla doğru orantılıdır.
*Matsh Yasası: Berbat bir son, sonsuz bir berbatlıklar dizisinden daha iyidir.
*Hook Yasası: Aradığınız herhangi bir şeyi son baktığınız yerde bulursunuz.
*Gylme Formülü: Başarının sırrı samimiyettir. Bunu taklit ettiğiniz anda başardınız demektir.
*Lierman Yasası: Herkes yalan söyler fakat bu önemli değildir çünkü kimse dinlemez.
*Evans-Bjorn Yasası: Kötü giden şey ne olursa olsun, bunun böyle olacağını bilen biri mutlaka vardır.
*Ginsberg Teoremi: Kazanamazsın, berabere kalamazsın, hatta oyunu terk edemezsin.
*O’toole Aksiyomu: Bir çocuk yeterli değildir. İki çocuk çok fazladır.
*Puhu’nun Park Yeri Bulma Yasası: Park etmek için hemen bulup beğenmediğiniz ve park etmediğiniz yerin park edilebilecek tek yer olduğunu fırsat kaçtıktan sonra, park etmek için hemen bulup beğenmediğiniz halde park ettiğiniz yerin park edilebilecek yerlerin en kötüsü olduğunu yürüyeceğiniz binaya ulaştıktan sonra anlarsınız.
*Jones’un Televizyon Yasası: Görülmeye değer tek program yayından kaldırılır.
*Deneyim, gereksiniminiz bittikten sonra edinilir.
*Çekici, güzel ve sizden hoşlanabilecek bir kadınla tanışma olasılığınız a- Yanınızda karınız varken, b- Yanınızda sizden daha yakışıklı bir arkadaşınız varken, c- Yanınızda sizden daha zengin bir arkadaşınız varken artar.
*Şöhret geçebilir ama unutulmuşluk kalıcıdır.
*Cansızlığın Hareketliliği Yasası: Bütün cansız cisimler sadece ayaklarınıza dolaşmaya yetecek kadar hareket eder.
*Murphy’nin Dünya Görüşü: Ne olursa olsun gülümse çünkü yarın bugünden kötü olacaktır.
*Puhu’nun Dünya Görüşü: Ne olursa olsun ağlama çünkü gözyaşlarına asıl yarın ihtiyacın olacaktır.
*Stenderup Yasası: Ne kadar geride kalırsanız, yetişmek için o kadar çok vaktiniz olur.
*Conner Yasası: Gizli kalması gereken belge fotokopi makinesinde unutulur.
*Hell Yasası: Bir kütle suya batırıldığında telefon çalar. (Vücudunuz tamamen ıslandığında telefon çalar.)
*Zamanı gelmiş bir hata kadar kaçınılmaz hiçbir şey yoktur.
*Gerçek hiçbir problemin çözümü yoktur.
*Murphy`nin Altın Kuralı: Altını bulan kuralı koyar.
*Herhangi bir cisim kendisine en çok zarar verecek biçimde yere düşecektir. Örnekler: Üzerine yağ sürülmüş bir ekmek diliminin yağlı yüzünün üstüne düşme olasılığı halının değeri ile doğru orantılıdır.
*Yere düşecek ilk, belki de tek parça en pahalı parça olacaktır.
*Eşyalar yere her zaman dik açıyla düşer.
*Düşürülen her parça avadanlık, atölyenin en ulaşılmaz köşesine dek yuvarlanacaktır. Ve siz onu ararken ayağınıza ilk çarpan şey de o olacaktır.
*Tezgahtan düşen küçük parçaların bulunma olasılığı parçanın büyüklüğü ile doğru orantılı, sizin işi tamamlama süreniz ile ters orantılıdır.
*Yere düşürdüğünüz pazar çantası, içinde yumurta olan çantadır.
*Willoughby Yasası Birine bir makinenin çalışmadığını kanıtlamaya çalışırsanız makine o anda çalışacaktır.
*Axwell Yasası Eğer havayı soluyabiliyor ama suyu içemiyorsanız geri kalmış bir ülkedesinizdir. Oysa suyu içebiliyor ama havayı soluyamıyorsanız kalkınmış bir ülkedesinizdir.
*Lofta Yasası Hiç kimse sizi kendinizi iyi hissettiğiniz zaman terk etmez.
*Fant Yasası Bir eliniz dolu iken diğer elinizle kilitli bir kapıyı açmak zorunda kaldığınızda, anahtar kesinlikle elinizin dolu olduğu taraftaki cebinizdedir.
*Monly Kuralı Mantık, yanlış sonuca özgüveninizi yitirmeden sistematik bir biçimde ulaşma yöntemidir.
*Fulton Yasası Düşen bir nesneyi sakın tutmaya çalışmayın. Bırakın düşsün. Daha az zarar görecektir.
*Campbell Yasası Ne kadar az iş yaparsanız işleriniz o kadar yolunda gider.
*Kovac Yasası Telefonda yanlış bir numara çevirdiğinizde asla meşgul çalmaz.
*Anonim Bir Yasa Beklenmedik bir yerden gelen para beklenmedik bir harcamaya gider.

Yoruldum Patron

Yoruldum Patron.
Yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum.
Yanımda hiç arkadaş olmamasından yoruldum.
Nereye gideceğimizi, nereden geldiğimizi söyleyecek biri..
En Çokta insanların birbirine kötü davranmasından yoruldum..

The Green Mile ( Yeşil Yol )

Incoming search terms:

  • yoruldum patron sözleri
  • yeşil yol yoruldum patron sözleri

Dreamweaver 8 – E Kitap İndir

Dreamweaver 8 E-Kitap

Konular:
– Dreamweaver 8 Temelleri
– Sayfaya İçerik Eklemek
– Bağlantı Oluşturmak
– Stil Sayfaları Geliştirmek
– Resimlerle Çalışmak
– Tablo Oluşturmak
– Multimedya Bileşenlerini Kullanmak
– Kullanıcı Etkileşimi
– Katman Oluşturmak
– Frame Oluşturmak
– Form Oluşturmak
– Kütüphane Öğelerini Kullanmak
– Şablonları Kullanmak
– Siteyi Yönetmek
– Erişilebilirlik ve Test
– Kodları Düzenlemek
– Bul ve Değiştir Özelliği
– Düzenli İfadeler
– Macintosh Kısayolları
– Windows Kısayolları, Dizin

 

İndirmek için TIKLAYINIZ

Incoming search terms:

  • dreamweaver 8 indir
  • dreamweaver kitap indir
  • dreamweaver eğitim kitabı
  • dreamweaver 8 eğitim seti indir pdf
  • dreamweaver 8 kitapları
  • dreamweaver eğitim kitabı indir
  • dreamweaver kitabı indir
  • dreamweaver kitapçık

Dalmışsın Yine Uzaklara

Dalmışsın yine uzaklara arkadaş, nedir beklediğin.
Yolcuymuş gibi aydınlığı mı beklersin.
Yüzüne vuran ayazdan değil de özlediğinin hasreti ile üzülür gibisin,
Bak ufka gardaş iki kelam et sende herşey baktığın o hayal gibi gelecek değil ya..

Incoming search terms:

  • dalmışsın yine uzaklara
  • dalmışsın uzaklara
  • dalmışım uzaklara sözleri
  • uzaklara daldım çok uzaklardayım indir
  • uzaklara daldım sözler
  • uzaklara dalmışsin cevabi ne olur

10 Sene Sonrası

Bu yazıyı gece 2.5 ta ders çalışırken yazmak geldi aklıma.. :)  Ders çalışıyordum çalışmamı yarım bırakıp yazı yazayım dedim.. :)

     Arabalara ilgim olduğundan sanayiden başlamak istedim.. Sanayide tanıdığım bir usta diyorki yetiştirecek, çıraklık yaptıracak eleman bulamıyorum.. Neden ?  Çünki herkes okuyor..

     Motorcuların çırağı yok.. 10 sene sonrasında motorcuların yokolup, dükkanlarını kapattığında yeni nesilde motor ustası olmadığını düşünün bu kadar otomobilin motor sorunlarına kim bakacak.  Yetkili servisler diyebilirsiniz.. Yetkili servis fiyatları malum birde sanayideki kaliteli usta azlığından 10 sene sonrası fiyatları düşünün 5 ise 10 olmayacak mı ?

Kaportacıların çırağı yok.. Bu kadar kaza oluyor Türkiye’de yetkili servisle düzeltmeyle uğraşmıyor direk parçanın yenisini takıyor..  Sanayide 50 liraya düzelttirmek varken millet gidip servisten 250 liraya orjinal parça almayımı tercih edecek ?  Tabi parası olan veya kaskosu olan sanayiyle uğraşmıyor gidiyor servise ufak bir vurmayla eğilen, hasar gören parça yenisiyle değiştiriliyor kasko ücretini karşılıyor..  Ya kaskosu olmayan araba kullanan orta gelirli veya düşük gelirli bir aile  arabaya binmeyecek mi ya da hasarlı şekilde mi binecek.. :)

Veya ben memleketimden bahsedeyim haftanın hergününde farklı semtlerde sebze, meyve satan pazarcılar.. Aileler genelde sebze, meyve gibi ihtiyaçlarını pazarlarda yapıyor..
10 sene sonrasında üniversite okuyan kişi ben gidip pazarda pazarcılık mı yapacağım demeyecek mi ? Bence der..
Burda da pazarcıları küçümsediğimi düşünmeyin..! Çalışıp evine ekmek götüren herkesin mesleği benim gözümde değerlidir boş gezen insana kıyasla..

Veya berberler önceden berberlerin yanında en az bir iki çırak olurdu.. Şimdi gittiğim berberlerde çırak göremiyorum.. :) Tabi hiçbirinin yanında çırak yok demiyorum illaki çırağı olan berberlerde var. Ama onlarda eminimki okumayı düşünüyor ya da babasının dükkanı olduğundan boş zamanlarını orada geçiriyor.. Bi 10 sene sonrası bu berberlerin hali ne olacak. ??

Aman millete okumayın demiyorum.. Yanlış anlaşılmasın.!!  Tabi okumakta ülkeyi kalkındırmakta büyük başarıdır..
He sen niye üniversite okuyorsun o zaman diyeceklerde çıkar bu yazıyı okuyanların arasında.. Ben zamanında böyle düşünemedim.. Şimdide sanayiye gitsem motorcu ustasının yanına 20 yaşına gelmişsin senden çırak mı olur der.. :)
Ya da berberin yanına gitsem ne kadar çabuk elim alışabilir ?

10 sene sonrasını merakla bekliyorum.. Bakalım ne olacak.. ?? :)